Ortodonti, çapraşık, aralıklı ya da yanlış kapanan dişleri ve alt çeneyle üst çene arasındaki uyumsuzlukları düzelten diş hekimliği dalıdır; halk arasında diş teli tedavisi olarak bilinir. Tedavide dişlere aylar boyunca hafif ve kontrollü bir kuvvet uygulanır, dişler de çene kemiği içinde yavaş yavaş yeni konumlarına taşınır.
Bu sayfada ortodontinin hangi sorunlarda düşünüldüğü, tedavinin nasıl planlandığı, kullanılan yöntemlerin kısa özeti ve tedaviden sonra dişlerin yerinde kalması için yapılanlar anlatılıyor. Hangi yöntemin size uygun olduğuna muayene ve kayıtlar değerlendirildikten sonra hekiminiz karar verir.
Düzgün dizilmemiş dişler daha zor temizlenir. Bazı kapanış bozuklukları da dişlerin belirli noktalarda aşınmasına, çiğnemenin zorlaşmasına ya da çene ekleminin zorlanmasına yol açabilir. Diş hekimlerinin en sık değerlendirdiği durumlar şunlardır:
Sorunun kaynağı dişlerin dizilişinde ya da çene kemiklerinin büyüklüğü ve konumunda olabilir. Bu ayrım, hangi yöntemin seçileceğini ve tedavinin ne kadar süreceğini doğrudan etkiler.
Ortodontik tedavi için belirli bir üst yaş sınırı yoktur. Diş eti ve çene kemiği sağlıklı olan yetişkinlerde de uygulanabilir. Yetişkinlerde tedaviden önce diş eti hastalığı, çürük ya da eksik dişler gibi sorunların ele alınması gerekebilir.
Çocuklarda ilk ortodontik değerlendirme için genellikle 7 yaş civarı önerilir. Bu yaşta çoğu çocuğun tedaviye başlaması gerekmez; amaç, çene gelişimini etkileyen bir sorun olup olmadığını erken görmektir. Büyüme dönemindeki bazı çene sorunları bu dönemde kullanılan apareylerle yönlendirilebilir. Kalıcı dişlerin çoğu çıktıktan sonra ise genellikle sabit tellerle ya da plaklarla tedaviye geçilir. Çocukların diş gelişimiyle ilgili diğer konular çocuklarda diş sağlığı sayfasında yer alıyor.
Uzun süren parmak emme, sürekli ağızdan nefes alma ya da süt dişlerinin erken kaybı da diş dizilimini etkileyebilir. Bunları fark ettiğinizde diş hekiminize söylemeniz değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Planlama muayeneyle başlar. Diş hekiminiz dişlerin dizilişine, kapanışa, çene eklemine ve diş etlerine bakar, sağlık geçmişinizi sorar. Tedavi genellikle şu aşamalarla ilerler:
Bazı durumlarda dişlere yer açmak için diş çekimi gerekebilir. Bu karar, dişlerin büyüklüğü ile çenedeki yerin karşılaştırılmasına göre verilir. Çene kemiklerinden kaynaklanan ileri sorunlarda ortodontik tedavi, ilgili uzmanlık alanlarıyla birlikte planlanan çene cerrahisiyle birleştirilebilir.
Aktif tedavi çoğu durumda bir ila üç yıl arasında sürer. Kesin süreyi muayeneden önce söylemek mümkün değildir. Hafif çapraşıklıklar daha kısa sürede düzelebilirken çene ilişkisini de içeren ya da diş çekimi gerektiren durumlar daha uzun sürer.
Süreyi etkileyen başlıca etkenler sorunun ağırlığı, yaş, ağız hijyeni, kontrollere düzenli gelinmesi ve hekimin verdiği talimatlara uyulmasıdır. Lastik ya da plak takma süresine uyulmaması, kırılan braketler ve aksatılan randevular tedaviyi uzatabilir. Konunun ayrıntısı diş teli ne kadar sürer yazısında.
Yöntem seçilirken sorunun türü ve ağırlığı, yaş ve kişinin günlük yaşamı birlikte değerlendirilir. Başlıca seçenekler şunlardır:
Bu yöntemlerin görünüm, temizlik, konfor ve uygun oldukları durumlar açısından karşılaştırması ortodontik tedavi yöntemleri yazısında anlatılıyor. Görünüm tercihi önemli olsa da yöntemi belirleyen asıl etken sorunun türüdür.
Teller ve braketler yiyecek artıklarının birikmesini kolaylaştırır. Her öğünden sonra dişleri fırçalamak, braket çevresini ve tel altını ara yüz fırçasıyla temizlemek bu dönemde daha da önem kazanır. Sert, yapışkan ve çok şekerli yiyecekler braketlerin kopmasına ve çürüğe yol açabileceği için sınırlanmalıdır.
Tel söküldükten sonra dişler eski konumlarına dönme eğilimi gösterir. Bu yüzden tedavinin ardından tutucu (retainer) kullanılır. Tutucu, ön dişlerin arkasına yapıştırılan ince bir tel ya da geceleri takılan şeffaf bir plak olabilir. Ne kadar süre ve ne sıklıkla kullanılacağını hekiminiz belirler. Çoğu durumda tutucu kullanımı yıllarca sürer ve bırakıldığında dişlerde yeniden kayma görülebilir.
Ortodontik tedavinin bilinen riskleri vardır. Temizlik yetersiz kaldığında braket çevresinde beyaz lekeler, çürük ve diş eti iltihabı gelişebilir. Bazı kişilerde diş köklerinde hafif kısalma görülebilir; hekiminiz gerekirse bunu röntgenle izler. Tedavi sonrasında tutucu kullanılmazsa dişler yeniden kayabilir.
Telin takıldığı ve ayarlandığı günlerden sonra birkaç gün süren baskı hissi ve hassasiyet olağandır. Şu durumlarda kontrol tarihini beklemeden hekiminize başvurun:
Braketlerin yapıştırılması genellikle uyuşturma gerektirmez ve çoğu kişi işlem sırasında ağrı hissetmez. Takıldıktan sonraki birkaç gün dişlerde baskı ve çiğnerken hassasiyet olur; bu his genellikle kendiliğinden azalır. Gerekirse hekiminizin önerdiği ağrı kesiciyi kullanabilirsiniz.
Evet. Diş eti ve kemik sağlığı uygun olduğunda yaş tek başına engel değildir. Yetişkinlerde planlama, mevcut dolgular, kaplamalar ve diş eti durumu da hesaba katılarak yapılır.
Dişlerin ön yüzündeki braketler konuşmayı genellikle etkilemez. Lingual braketlerde ve şeffaf plakların ilk günlerinde hafif bir peltekleşme olabilir; çoğu kişi kısa sürede alışır.
Yapılabilir. Temaslı sporlarda ağzı darbelere karşı koruyan bir ağız koruyucu kullanılması önerilir; tellere uygun olanı hekiminize sorabilirsiniz.
Tutucu düzenli kullanıldığında dişlerin yerinde kalma olasılığı artar. Tutucunun bırakılması ya da kırılıp yenilenmemesi kaymaya yol açabilir. Tutucu kırılır, gevşer ya da artık oturmazsa bunu hekiminize bildirin.
Bayrampaşa’daki İlkdent Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği’nde uygulanan metal braket tedavisi hakkında bilgiyi polikliniğin sitesinde bulabilirsiniz.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene ve tanının yerine geçmez. Size uygun tedaviyi muayeneden sonra diş hekiminiz belirler. Son güncelleme: 21 Ekim 2026.